Yosun Mezarlığı

kurtuluş diye bir şey yoktu farkındaydım

nihayetine varmış bu yolun güzel bir sonu da 

sığınabileceğim ufacık bir bahaneye bile muhtaçken aklım 

anlamanın geçireceği bir illet de yaratılmamıştı tabii ki daha 


hani milyonlarca yıldız kayıverse o an gökyüzünden 

yenileri doğsa hatta ilahi bir hızla yeniden 

ne fark edecekti ki söylesene 

gideni eskisi gibi yerine getirecek bir dilek de bulamayacaktım nasılsa 


düşününce 

hep terk edişlerin bir ağırlığı olmamış mıydı 

ya da 

yenilgilerin büyük büyük bedelleri

ve 

her ne kadar çabalasa da 

hiçbir nefes başaramayacaktı zaten ciğerlerinde sonsuza kadar asılı kalmayı 


/keşke görseydim inan denizin dibinde dura dura parlayabilen bir taşı 

ama

eninde sonunda yosunların yuvası olmadı mı bekleyen her taşın değişmeyen mezarı /


bu yüzden 

cilalanmasına gerek yoktu hiçbir  elvedanın 

ya da daha az acıtacak sözler seçmeye çalışmak da inan boşunaydı

çünkü  

her ne kadar paslanmış ve körelmiş olsa da 

her elveda daima bilecekti en derine nasıl saplanacağını  



(,,,,,,)

Menekşe Ulcay

Yorumlar (1)